Mikroiğneleme metodu, cildin bütünsel kalitesini artıran ve doku homojenliğini sağlayan yapısı nedeniyle çok geniş bir endikasyon yelpazesine sahiptir.
Cilt yüzeyinde gelişen ve bu yöntemle hafifletilmesi hedeflenen majör deformasyon alanları şu tabloda listelenmiştir:
Cilt Deformasyon Kategorisi | Spesifik Klinik Görünüm | Uygulamanın Temel Hedefi |
Skar Dokusu Kusurları | Atrofik akne izleri, boxcar ve rolling skarlar, ameliyat dikiş çizgileri. | Çökmüş alanların tabandan yukarı doğru kolajenle doldurularak eşitlenmesi. |
Ton ve Pigment Bozukluğu | Güneş lekeleri, melazma gölgeleri, post-inflamatuar koyuluklar. | Melanin kümelerinin mekanik parçalanması ve epidermal hücre döngüsünün hızlanması. |
Tekstür ve Gözenek Sorunları | Genişlemiş gözenek çeperleri, pürüzlü cilt matlığı, aşırı sebum birikimi. | Gözenek etrafındaki dokunun sıkılaştırılarak gözenek ağzının daraltılması. |
Kronik Yapısal Çatlaklar | Gebelik veya hızlı kilo değişimlerine bağlı stria hatları (çatlaklar). | Kopmuş elastin bağlarının mikro uyarım hatlarıyla yeniden birleştirilmesi. |
Mikroiğneleme yöntemi, cilt kalitesini artırmak ve kronik lekelerinden arınmak isteyen pek çok birey için konforlu bir seçenek olsa da, bazı spesifik dermatolojik tablolarda uygulanması kesinlikle tıbbi olarak sakıncalıdır.
Uygulamanın rasyonel olarak yapılabilmesi veya ertelenmesi gereken durumlar şu şekilde gruplandırılabilir:
Uygulama İçin Kesinlikle Uygun Olanlar:
Uygulama Yapılması Tıbben Sakıncalı Olanlar (Kontrendikasyonlar):
Mikroiğneleme seansının tamamlanmasının ardından dokuların hücresel olarak kapanması ve sakinleşmesi, hastanın yara bakımı kurallarına tam uyum göstermesini gerektiren hassas bir iyileşme takvimine tabidir.
Seans sonrasındaki dokusal süreçler ve uyulması zorunlu kurallar şu aşamalarla yönetilir:
Cildin mikroiğneleme teknolojisi ile restore edilmesine yönelik kurgulanan seans sayıları, uygulama aralıkları ve bu süreçlerde cilde yedirilecek olan mezoterapi serumlarının donanımsal nitelikleri, standart tek tip ticari şablonlar üzerinden değil; tamamen bireyin cilt kalınlığına, deformasyon derinliğine ve yara iyileşme hızına göre kişiye özel kriterlerle belirlenir.
Planlama ve süreç yönetimini doğrudan şekillendiren temel klinik değişkenler şunlardır:
Yürürlükte olan T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatları, ilgili tebliğleri ve yasal reklam sınırlamaları uyarınca, kamuya açık dijital platformlarda veya internet sayfalarında Dermapen uygulama fiyatları, mikroiğneleme seans ücretleri, klinik bütçeleri, indirim oranları ya da paket kampanya detayları gibi ticari rekabet algısı uyandırabilecek bilgilerin paylaşılması yasal olarak uygun değildir. En rasyonel süreç yönetimi ve kişisel anatomik analiz, klinik ortamında gerçekleştirilecek detaylı bir fiziksel muayene ve cilt analizi aşamalarının ardından hastaya özel kriterlerle netleştirilmektedir.
1- Dermapen uygulamasından rasyonel bir sonuç alabilmek için kaç seans yapılması gereklidir?
Mikroiğneleme tedavisinden hedeflenen dokusal başarıya ulaşabilmek için gereken seans sayısı cildin hasar derecesine göre değişir; genel olarak parlaklık ve gözenek sıkılaştırma için 3-4 haftalık aralıklarla ortalama 3 ila 4 seans yeterli olurken, derin akne izleri, skar dokuları veya çatlak tedavisi gibi daha dirençli deformasyonlarda klinik olarak 6 ila 8 seanslık kür programlarının uygulanması rasyonel bir sonuç almak adına gerekli kabul edilmektedir.
2- İşlem sonrasında yüzde oluşan kızarıklık ve hassasiyet ortalama kaç gün içinde tamamen geçer?
Seansın hemen ardından yüzde beliren ve yoğun bir güneş banyosu sonrasını andıran belirgin kızarıklık ile hassasiyet hissi, cildin mikroskobik kanallara verdiği doğal inflamasyon yanıtıdır. Bu kızarıklık tablosu, cildin kendi bariyer onarım hızına ve uygulanan iğne derinliğine bağlı olarak genellikle postoperatif ilk 24 ila 48 saat içinde bütünüyle hafifleyerek yerini normal cilt tonuna bırakır.
3- Dermapen uygulaması yaz aylarında yapılabilir mi, seans sonrası güneş koruması nasıl olmalıdır?
Mikroiğneleme uygulaması, cildin üst katmanını (epidermisi) kimyasal peelingler gibi tamamen soymadığı için aslında dört mevsim uygulanabilir bir yapıya sahiptir; ancak yaz aylarında güneş ışınları çok dik geldiği için seans sonrası leke oluşma riski yükselir. Bu nedenle yazın yapılacak uygulamalarda işlem sonrası ilk hafta doğrudan güneş banyosundan uzak durulmalı, ev içinde bile olunsa her 2-3 saatte bir yüksek faktörlü UVA/UVB korumalı mineral filtreli güneş kremleri düzenli sürülmelidir.
4- Evde yapılan dermaroller uygulamaları ile klinik ortamda gerçekleştirilen Dermapen arasındaki farklar nelerdir?
Evde kullanılan dermaroller cihazları silindir şeklinde döndüğü için cilde eğik açıyla girip çıkar ve bu durum dokuda mikro yırtılmalara, çiziklere zemin hazırlayabilir; ayrıca iğne boyları sabittir ve sterilizasyonunu ev ortamında tam sağlamak zordur. Klinik ortamda uygulanan Dermapen ise tam 90 derece dikey açıyla saniyede yüzlerce mikro delik açar, yırtılma yapmaz, iğne boyu yüzün her alanına göre milimetrik ayarlanır ve her hastada tamamen steril, tek kullanımlık kişisel iğne başlıkları tercih edilir.
5- Mikroiğneleme seansının ardından cilt bakım ürünleri veya kapatıcı makyaj malzemeleri ne zaman kullanılabilir?
Uygulama sonrasındaki ilk 24 saat boyunca, yüzeyde açılan mikroskobik kanallar dış ortama açık olduğu için enfeksiyon riskini önlemek adına fondöten, kapatıcı veya pudra gibi hiçbir makyaj malzemesi cilde değdirilmemeli, yoğun asitli kozmetik kremler sürülmemelidir. Birinci günün tamamlanmasıyla birlikte bu mikro kanallar hücresel olarak bütünüyle kapanır; bu sürenin ardından hastalar günlük nemlendirici kremlerini, güneş koruyucularını ve rutin kapatıcı makyaj ürünlerini konforlu bir şekilde kullanmaya başlayabilirler.
Klinik dermatoloji ve kozmetik dermatoloji hakkında tüm merak edilenler için bize ulaşabilirsiniz.